Apa Yuğlamış’ın, oğlu Bilge Tonyukuk’a öğüdü..

“Oğul! Çin Eli’nde benden başka Türkeli doğumlu Törün Apa, Kunam ve Kobrat Apa kaldı. Ben öldükten sonra onların yanına gidecek, onların gösterdiği yolda ateşi yakacaksın! Unutma! Sen Çin’de doğmuş, Türk kanı taşıyan bir beğsin. Türk töre ve bilincini unutmamış, ana ve babasının özlemini duyan, böyle yetişmiş bir alpsın. İyi dinle oğul! Elli yıl önce tutsaklığa düşüş nedenini bil! O karanlık yılları unutma. Başımızdaki hanlar, teginler birbirine düşmese, buduna ayrılık tohumları ekilmese, Türk boyları birbirinden ayrılmasa Çin’e yenilip tutsak düşmezdik. Ötüken’deki ayrılık ve kavgayı Çinliler körükledi. Başımızdaki hanlar akılsız ve zayıftı. Budunu, milleti değil, kendilerini düşünüyorlardı. Bu zayıflıklarından yararlanan Çinli onları birbirine düşürdü. Kutumuzu önce ikiye böldü. İki han da düşmana kandılar. Budun şaşkın ve kararsız kaldı. Teginler şad, şadlar han olmak istedi. Çinlinin vaatlerine kandılar. Baştakiler birbirine girince millet dört parçaya bölündü ve Çinli zayıf düşenleri yenip, yavaş yavaş hepsini tutsak etti. Bizi köle olarak Çin’e getirdi. Hanlı iken hansız, bayken yoksul, özgürken köle olduk. Oğul! Eğer akıllıysan, düşmanın tatlı sözlerine, vaatlerine, armağanlarına kanmazsan, töre ve budununa bağlı kalırsan özgür olursun. Usunu kullanırsan yoksulsan zengin olursun, çıplakken giyimli olursun, hansızken hanlı olursun. Kutsuzken kutlu olursun! Öğüdümü unutma, her kişinin dünyaya gelişinde bir Tanrı yumuşu ve sağıncı var! Senin de Tonyukuk! Benim temiz donlu, arlı, uslu oğlum! Tatabılar gibi Çin bilisini öğren, ama Türklük bilincini unutma!

Orkun Bilgesi, Yılmaz Gürbüz, Ötüken Neşriyat

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir